Neden Tunceli’nin ismi Dersim olmalı

1935 Aralık ayında çıkan 2884 sayılı Tunceli Kanunu ise bölgenin yüzlerce yıllık otantik adı olan Dersim adını dünyada benzeri bir benzeri olmayan bu uygulamayı bir gecede Dersim adını ‘Tunçeli’ olarak değiştirmişlerdir. Bu nedenlerden dolayı, Tunceli yerine, Dersim olarak değişmelidir. DERSİM olarak kalmalıdır.

Dersim, Gileki (Dimilik) “der” (kapı), “sim” (gümüş), Zazaca’da, Dersimce ise “deyr-sim” sözcüklerinden oluşan bir isim tamlamasıdır.

Türkçe’ye “gümüş kapı” olarak çevirebiliriz. MÖ 4.yüzyıldan önce Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim yöresine “DARANİS” adını verdikleri ve Anadolu’ya ilişkin en eski adların başında “Dariaini”ni geldiği belirtilmektedir.
Tarihçi Ptolemy’nin Dersimi “Daranalis” olarak kaydedilmesi MÖ. 519 yılında Pers Kralı Dara’nın (Darius) Kral olmasından itibaren başlamaktadır. Munzur Dağları’nı içine alan geniş bir alanı kapsayan “Daranalis” adının yüzyıllarca kullanıldığı bilinmektedır. Günümüzde Erzincan’a bağlı Tercan ilçesini kapsayan alana “Deryene” (Derksen) adınını verildiği Strabon’un “Coğrafya” adlarının verildiğine başka kaynaklarda da rastlanmaktadır.
Dersim adının kökeni, Hazar denizi’nin güneyindeki Deylem bölgesinde yaşantılarını sürdüren Deylemlilere kadar uzanmaktadır.Deylemliler (Gilanikliler-Gilanlılar) Pers öncesi halklarından olup 4. yüzyılda Deylemista adıyla alınan yurtlarını, sürekli olarak Arap, Fars, Türk ordularına karşı korurlar.

Deylemliler’in yurtlarını koruma çabası 1256 yılında Moğol işgaline kadar sürer. Moğollar’dan kaçarak batıya göç eden bir kısım Deylemlier’in bugünkü Dersim’e yerleştikleri sanılmaktadır.

İşte yurtlarını terk edip, Anadolu’ya doğru göç eden Deylem aşiretlerinin bu bölgede yerleşmesiyle bölgeye kendi adlarını egemen kıldıkları sanılır. Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim bölgesine “Daranis” adını verdikleri gibi Dara’nın “Bisütün Kitabelerin de bu havaliyi tanımlayan”Zuzu” tabirin de Dersim yöresinde konuşulan “Zaza” sözcüğünden geldiği muhtemeldir.
16. yüzyıldan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi yazışmalarında yoğun olarak “Dersim” adı sıkça kullanılmıştır.1518-1523 yıllarındaki tahrir kayıtlarında Desimlu olarak kaydedildiği görülmektedir.1722 de Desimli,1765 te Desimlu,1782 de Ekrad –ı Disimi,1794 te Desimi Ekradı,1837 de Şıh Hesanlu Desim, 1639 da Desimli,1840 Dersimlu, 1847 de Desim,1847-1880 döneminde ise Dirsim – Dersim olarak anılır.1870 sonrası Dersim Sancağının teşkil edilmesinden sonra Desim adının Dersim olarak gösterilmeye başlandı Cumhuriyet döneminden önce 1847 yılında Dersim Sancağı’nın Erzurum eyaletine verilmesinden sonra Dersim adı ile anılmaya başlanır.II.Abdülhamit döneminden sonra Dersim adı kalıcılığını Dersim 1859 yılında yapılan bir değişiklikle de Harput eyaletine bağlanır. İşte bu tarihten itibaren Dersim ve çevresi haritalarda gösterilmeye başlanmıştır.

MADDE 1- 25 Aralık 1935 tarih ve 2884 sayılı kanun ile ‘Dersim’ olan ilimizin adı özel “Tunceli Kanunu” çıkarılarak ‘Tunceli’ olarak değiştirilmiştirMADDE 2- Yürürlük maddesidir.
MADDE 3- Yürütme maddesidir.
TUNCELİ İLİNİN ADININ DERSİM OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE 1- ‘Tunceli’ olan ilin adı ‘Dersim’ olarak değiştirilmiştir.
MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür
25 Aralık 1935 tarih ve 2884 sayılı “Tunceli Kanunu” ile ‘Dersim’ adı ‘Tunceli’ olarak değiştirildi. Örneğin; Tunceli (Dêrsim): Hozat (Xozat), Mazgirt (Mazgêrd), Nazimiye (Qisle)olarak değiştirildi. . Bu kanun, “Tunceli” olarak değiştirilen ilimize tekrar “Dersim” adının verilmesini amaçlamaktadır.

Türkiye’de yer adlarının değiştirilmesi işlemleri cumhuriyetin ilk yıllarından beri yapıla gelmiştir. İçişleri Bakanlığı’nın 1940 yılı sonlarında hazırladığı 8589 sayılı genelge ile resmileşmiş ve böylece “yabancı dil ve köklerden gelen ve kullanılmasında büyük karışıklığa yol açan yerleşme yerleri ile tabii yer adlarının Türkçe adlarla değiştirilmesi” başlatılmıştır. 2. Dünya Savaşı sebebiyle uzun süre aksamış ve bir ad değiştirme işlemi yapılmamıştır. 1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile yer adlarının değiştirilmesi işlemleri yasal bir dayanağa kavuşmuş, ardından 1957 yılında da bir “Ad Değiştirme İhtisas Kurulu” kurulmuştur. Söz konusu bu kurulun çalışmaları, çeşitli kesintiler olmakla birlikte 1978 yılında “tarihi değeri olan yer adlarının da” değiştirildiği gerekçesiyle son verilinceye kadar sürmüştür. Bu süre içerisinde ilgili komisyon tarafından yaklaşık olarak 75 bin yerleşme adı incelenmiş ve bunlardan 28 bin kadarı değiştirilmiştir. Yine aynı kurul, 1965-1970 ve 1975-1976 yılları arasında tabii yer adlarını değiştirmeye dönük çalışmalar da yapmıştır, bu çalışmalar sonucunda da 2000 kadar yer adı değiştirilmiş. Kurul çalışmaları beş yıllık bir aranın ardından, 1983 yılında yayınlanan bir yönetmelik uyarınca yeniden başlamıştır (İçişleri Bakanlığı 1963, 1977 ve Gökçeer 1984). Bu yeni dönem içerisinde ise daha önce de söz edildiği üzere 280 tane köyün ismi değiştirilmiştir.

. Egemen uluslar; içlerinde yaşayan etnik uluslara karşı sistematik olarak yok etme, kültürel yapılarını bozma,ana dilerdeki yer ve adlarını değiştirerek asimile etme, zora dayalı eritme faaliyetleri sürdürürler. Bunları, siyasi erkin verdiği güçle, temel edindiği ideolojinin varlığıyla, operasyonlarını sistematik ve planlı bir şekilde o halkların yaşadığı toprakların bütününde uygularlar. Tarihte soykırım mağduru halklar ise, bu yaptırımlara karşın mücadele ederken, özgürleşmek ve kimliklerini korumak için ulusallaşmayı esas alırlar. Ortaçağ’dan beri özelde Dersim, üzerinde genelde bölgede uygulanan politikalar tüm acımasızlığına yoksulluk, esirlik, savaşlar, yağmalar, kıyımlar, katliamlar ve mezhepsel baskılara rağmen ayakta kalma direnişini göstermektedir. Dersim tarihi, direniş tarihi olmuştur.

Dünyada bir düşünce toplumu olmayı da başarmıştır. Dersim, bölgesindeki halkın ağırlıkla konuştuğu dil Kırmancça’da (Zazaca)dır.Dersimde değiştirilen yerlerin tek amacı; Dersim halkını asimile edilmesine hizmet etmektir. Yer adlarını değiştirme politikaları aslında insanları ve toplumları değiştirme, başkalaştırmayı amaçlamıştır..

1935 Aralık ayında çıkan 2884 sayılı Tunceli Kanunu ise bölgenin yüzlerce yıllık otantik adı olan Dersim adını dünyada benzeri bir benzeri olmayan bu uygulamayı bir gecede Dersim adını ‘Tunçeli’ olarak değiştirmişlerdir. Bu nedenlerden dolayı, Tunceli yerine, Dersim olarak değişmelidir. DERSİM olarak kalmalıdır.

 

Ali KAYA


1935 Aralık ayında çıkan 2884 sayılı Tunceli Kanunu ise bölgenin yüzlerce yıllık otantik adı olan Dersim adını dünyada benzeri bir benzeri olmayan bu uygulamayı bir gecede Dersim adını ‘Tunçeli’ olarak değiştirmişlerdir. Bu nedenlerden dolayı, Tunceli yerine, Dersim olarak değişmelidir. DERSİM olarak kalmalıdır.

Dersim, Gileki (Dimilik) “der” (kapı), “sim” (gümüş), Zazaca’da, Dersimce ise “deyr-sim” sözcüklerinden oluşan bir isim tamlamasıdır.

Türkçe’ye “gümüş kapı” olarak çevirebiliriz. MÖ 4.yüzyıldan önce Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim yöresine “DARANİS” adını verdikleri ve Anadolu’ya ilişkin en eski adların başında “Dariaini”ni geldiği belirtilmektedir.
Tarihçi Ptolemy’nin Dersimi “Daranalis” olarak kaydedilmesi MÖ. 519 yılında Pers Kralı Dara’nın (Darius) Kral olmasından itibaren başlamaktadır. Munzur Dağları’nı içine alan geniş bir alanı kapsayan “Daranalis” adının yüzyıllarca kullanıldığı bilinmektedır. Günümüzde Erzincan’a bağlı Tercan ilçesini kapsayan alana “Deryene” (Derksen) adınını verildiği Strabon’un “Coğrafya” adlarının verildiğine başka kaynaklarda da rastlanmaktadır.
Dersim adının kökeni, Hazar denizi’nin güneyindeki Deylem bölgesinde yaşantılarını sürdüren Deylemlilere kadar uzanmaktadır.Deylemliler (Gilanikliler-Gilanlılar) Pers öncesi halklarından olup 4. yüzyılda Deylemista adıyla alınan yurtlarını, sürekli olarak Arap, Fars, Türk ordularına karşı korurlar.

Deylemliler’in yurtlarını koruma çabası 1256 yılında Moğol işgaline kadar sürer. Moğollar’dan kaçarak batıya göç eden bir kısım Deylemlier’in bugünkü Dersim’e yerleştikleri sanılmaktadır.

İşte yurtlarını terk edip, Anadolu’ya doğru göç eden Deylem aşiretlerinin bu bölgede yerleşmesiyle bölgeye kendi adlarını egemen kıldıkları sanılır. Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim bölgesine “Daranis” adını verdikleri gibi Dara’nın “Bisütün Kitabelerin de bu havaliyi tanımlayan”Zuzu” tabirin de Dersim yöresinde konuşulan “Zaza” sözcüğünden geldiği muhtemeldir.
16. yüzyıldan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi yazışmalarında yoğun olarak “Dersim” adı sıkça kullanılmıştır.1518-1523 yıllarındaki tahrir kayıtlarında Desimlu olarak kaydedildiği görülmektedir.1722 de Desimli,1765 te Desimlu,1782 de Ekrad –ı Disimi,1794 te Desimi Ekradı,1837 de Şıh Hesanlu Desim, 1639 da Desimli,1840 Dersimlu, 1847 de Desim,1847-1880 döneminde ise Dirsim – Dersim olarak anılır.1870 sonrası Dersim Sancağının teşkil edilmesinden sonra Desim adının Dersim olarak gösterilmeye başlandı Cumhuriyet döneminden önce 1847 yılında Dersim Sancağı’nın Erzurum eyaletine verilmesinden sonra Dersim adı ile anılmaya başlanır.II.Abdülhamit döneminden sonra Dersim adı kalıcılığını Dersim 1859 yılında yapılan bir değişiklikle de Harput eyaletine bağlanır. İşte bu tarihten itibaren Dersim ve çevresi haritalarda gösterilmeye başlanmıştır.

MADDE 1- 25 Aralık 1935 tarih ve 2884 sayılı kanun ile ‘Dersim’ olan ilimizin adı özel “Tunceli Kanunu” çıkarılarak ‘Tunceli’ olarak değiştirilmiştirMADDE 2- Yürürlük maddesidir.
MADDE 3- Yürütme maddesidir.
TUNCELİ İLİNİN ADININ DERSİM OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE 1- ‘Tunceli’ olan ilin adı ‘Dersim’ olarak değiştirilmiştir.
MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür
25 Aralık 1935 tarih ve 2884 sayılı “Tunceli Kanunu” ile ‘Dersim’ adı ‘Tunceli’ olarak değiştirildi. Örneğin; Tunceli (Dêrsim): Hozat (Xozat), Mazgirt (Mazgêrd), Nazimiye (Qisle)olarak değiştirildi. . Bu kanun, “Tunceli” olarak değiştirilen ilimize tekrar “Dersim” adının verilmesini amaçlamaktadır.

Türkiye’de yer adlarının değiştirilmesi işlemleri cumhuriyetin ilk yıllarından beri yapıla gelmiştir. İçişleri Bakanlığı’nın 1940 yılı sonlarında hazırladığı 8589 sayılı genelge ile resmileşmiş ve böylece “yabancı dil ve köklerden gelen ve kullanılmasında büyük karışıklığa yol açan yerleşme yerleri ile tabii yer adlarının Türkçe adlarla değiştirilmesi” başlatılmıştır. 2. Dünya Savaşı sebebiyle uzun süre aksamış ve bir ad değiştirme işlemi yapılmamıştır. 1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile yer adlarının değiştirilmesi işlemleri yasal bir dayanağa kavuşmuş, ardından 1957 yılında da bir “Ad Değiştirme İhtisas Kurulu” kurulmuştur. Söz konusu bu kurulun çalışmaları, çeşitli kesintiler olmakla birlikte 1978 yılında “tarihi değeri olan yer adlarının da” değiştirildiği gerekçesiyle son verilinceye kadar sürmüştür. Bu süre içerisinde ilgili komisyon tarafından yaklaşık olarak 75 bin yerleşme adı incelenmiş ve bunlardan 28 bin kadarı değiştirilmiştir. Yine aynı kurul, 1965-1970 ve 1975-1976 yılları arasında tabii yer adlarını değiştirmeye dönük çalışmalar da yapmıştır, bu çalışmalar sonucunda da 2000 kadar yer adı değiştirilmiş. Kurul çalışmaları beş yıllık bir aranın ardından, 1983 yılında yayınlanan bir yönetmelik uyarınca yeniden başlamıştır (İçişleri Bakanlığı 1963, 1977 ve Gökçeer 1984). Bu yeni dönem içerisinde ise daha önce de söz edildiği üzere 280 tane köyün ismi değiştirilmiştir.

. Egemen uluslar; içlerinde yaşayan etnik uluslara karşı sistematik olarak yok etme, kültürel yapılarını bozma,ana dilerdeki yer ve adlarını değiştirerek asimile etme, zora dayalı eritme faaliyetleri sürdürürler. Bunları, siyasi erkin verdiği güçle, temel edindiği ideolojinin varlığıyla, operasyonlarını sistematik ve planlı bir şekilde o halkların yaşadığı toprakların bütününde uygularlar. Tarihte soykırım mağduru halklar ise, bu yaptırımlara karşın mücadele ederken, özgürleşmek ve kimliklerini korumak için ulusallaşmayı esas alırlar. Ortaçağ’dan beri özelde Dersim, üzerinde genelde bölgede uygulanan politikalar tüm acımasızlığına yoksulluk, esirlik, savaşlar, yağmalar, kıyımlar, katliamlar ve mezhepsel baskılara rağmen ayakta kalma direnişini göstermektedir. Dersim tarihi, direniş tarihi olmuştur.

Dünyada bir düşünce toplumu olmayı da başarmıştır. Dersim, bölgesindeki halkın ağırlıkla konuştuğu dil Kırmancça’da (Zazaca)dır.Dersimde değiştirilen yerlerin tek amacı; Dersim halkını asimile edilmesine hizmet etmektir. Yer adlarını değiştirme politikaları aslında insanları ve toplumları değiştirme, başkalaştırmayı amaçlamıştır..

1935 Aralık ayında çıkan 2884 sayılı Tunceli Kanunu ise bölgenin yüzlerce yıllık otantik adı olan Dersim adını dünyada benzeri bir benzeri olmayan bu uygulamayı bir gecede Dersim adını ‘Tunçeli’ olarak değiştirmişlerdir. Bu nedenlerden dolayı, Tunceli yerine, Dersim olarak değişmelidir. DERSİM olarak kalmalıdır.

 

Ali KAYA