Basın Haberleri

“Dersim’in Yarını İçin Ortak Akıl Şart!” Ali Kaya Vakıf Genel Kurulunda Seslendi!

Tunceli Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın 33. Olağan Genel Kurulu’nda söz alan vakfın kurucular kurulu üyesi, tarihçi ve yazar Ali Kaya vakıf kültürünün temelinde kişisel inisiyatiflerin değil, ortak aklın ve şeffaflığın yatması gerektiğini vurguladı.

Dersim halkının yaşadığı ekonomik ve kültürel zorluklara dikkat çeken Kaya, aydınların ve iş insanlarının bu süreçte üstlenmesi gereken tarihi sorumluluğu hatırlattı. Tarihçi yazar Ali Kaya, vakfın kurumsal kimliğine ve toplumsal görevlerine dair yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Sayın Divan, Sayın Başkanım. Değerli yönetim kurulu üyeleri, Değerli genel kurulu üyeleri, Yetmiş iki milleti bir görenler, ikiliği kaldırıp, her dilden, her renkten, yetmiş iki milleti eşitleyenler, haksızlığa karşı hak, hukuk, adaleti savunanlar, ilimden gidilmeyen sonu karanlık diyenler, özünü dara çekenler, evrensel barışı savunanlar. Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli dostlarım, Tunceli Eğitim Ve Sağlık Vakfı; 96 kişilik kurucular kurulunda yer almam ve bu vakıfta 13 yıl yönetim kurulunda görev yapmam nedeniyle söz aldım. Kurucular olarak bu topluma yar olmak için bu vakfı kurduk. Amacımız, yoksul öğrencilerimize dermen olmak için yola çıktık. Hakkı gözeterek bu güne geldik. Öğrencilerimiz İlim bilsinler, irfan sahibi olsunlar, kural tanısınlar, edep erkân bilsinler, maşa ile ateşi tutsunlar, balık tutmasını öğrensinler, toplumsal değerlerine sahip çıksınlar diye yar ve yardımcı oldunuz.

Amacım, herhangi bir kişisel eleştiri yapmak değildir. Tek Amacım, hepimizin emek verdiği bu kurumun sağlıklı ve kurumsal şekilde yönetilmesine katkı sunmaktır. Bir vakıf bir kişinin iradesi de değil, ortak akıl, ortak duygu, ortak uyum ortak fikir ve yönetim kurulu kararıyla adil ve şeffaf yönetildiğinde güçlü olur. Kurumların gücü kişilerle değil, kurallarda amaç ve hedeflerde birlikte alınan kararlardan gelir. Bu nedenle, ortak sorumluluk ve kurumsal kimliği korumak zorundayız. En büyük sorunumuz sevgisizliktir. Sevgi ışıktır ve en büyük güçtür. Benlikten, kibritlikten arınalım, kıskançlıktan, çekememezlikten arınalım. İyiyi çoğaltalım ve sevgi ile yaşayalım.

06.10.1991 tarihinde Tunceli Eğitim Ve Sağlık Vakfı, 96 kişiden oluşan kurucular kuruluyla kuruldu. İlk yönetim kurulu; Haydar Özdemir başkanlığında, Nadir Akçelik, Makbule Çerimli, Haydar Gürbüz, Hasan Aral, Mehmet Celal Baykara, Hıdır Demir, Erdoğan Bilinç Sinan Şen, Hıdır Karadağ, Ali Kaya, Ali Metin Polat, Mehmet Ali Kankotan, Gülay Gün, Kazım Arık, Vicdan Baykara, İrfan Hüseyin Yıldız, Ruken Kırmızıtoprak ve Muzaffer Acun’dan oluşan, bu yönetim kurulu 96 kişiden oluşan kurucu kurulu tarafından yönetime seçildi.

Değerli canlar, Vakfın amacı; Tunceli için yapılacak sosyal çalışmalar İstanbul’da Tunceli ve insanları birbirine yardım edebilme eğitim, öğretim, sağlık, bilim, kültür, sanat, Spor etkinlikler ileriyle bireysel, toplumsal boyoyuyla iletişim ve işbirliğini güçlendirmek kafa ve beden sağlığını geliştirerek imkânları hazırlamak böylelikle kurumsal ve toplumsal düzeyini yükseltilmesini katkıda bulunmayı hedeflemiştir.

Son dönemlerde bazı kararların yönetim kurulunun ortak iradesi yerine, bireysel inisiyatif alındığı yönünde bir algı oluştuğunu üzülerek gözetlemekteyim, Bu durum doğru olsun, ya da olmasın vakfın gelişimi açısından kurumsal risk oluşturmaktadır. Çünkü vakıflarda sorumluluk bireysel değildir. Kurumsaldır. Yönetim kurulu üyelerinin görevi sadece alınan kararlar ve uygulamak değil, o kararların oluşumuna katılmak ve gerektiğinde görüş belirtmektir. Yönetim kurulu devre dışı kaldığı bir yapı, hem hukuki, hem de kurumsal açıdan sağlıklı değildir. Bu nedenle önerim çok nettir: Vakfımızın tüm önemli kararları yönetim kurulu toplantılarının da açık şekilde görüşülmesi, tutanak altına alınmalı ve ortak akılla alınmalıdır. Buradaki amaç ortak sorumluluk ve kurumsal kimliğinin korunmasını sağlamak, vakfın itibarını zedelenmemesini ve verimliliği güçlü kılmaktır.Hepimiz bu vakfın bir parçasıyız. Birbirimizi sevmeliyiz, Sevgi güçtür. Sevgi iyiyi çoğaltır. Sevgi yaşatır. Kurumumuza güç katar. Kurumlarımızı güçlü kılan şey kişiler değil, kurumsal kültür ve sorumluluktur. Kurumsal yönetim anlayışı vakfımızın hem itibarını, hem de geleceği açısından son derece önemlidir. Bu düşüncelerimi vakfımıza duyduğum yüksek sorumluluk duygusu nedeni ile paylaşıyorum.

Değerli canlar; Seyit Nesimi der ki; Ey Nesimi bil ki, halk ayundadır. Bunca mahlûkun vebali ulemanın boynundadır. Ben de diyorum ki; Ey Dersimliler; Dersim halkı ayundadır, zordadır, dardadır işsizdir. Bunca katliamlar, sürgünler, zulümler, görmüştür, göçler yaşamıştır. Dersimde geçmişte olduğu bugün de, Dersimce dilimiz, inançlarımız, örf, adet, törelerimiz, gelenek, göreneklerimiz kısaca kültürel değerlerimiz yok olma ile karşı karşıyadır. Bir toplumu var eden tarihtir ve dildir. Kültürel değerledir Sosyal, ekonomik, sağlık, eğitim işsizlik, göç gibi sorunlar devam ediyor.

Dersimlilerin bunca sorunları hepimizin sorunlarıdır. Bu sorunların giderilmesi başta aydınlarımızın, iş adamlarımızın boynundadır. Ayağa kalkarsak hizmet için kalkalım. Hiç kimse başkalarına eleştirmekle yükselmemiştir. Yanlışları eksikleri varsa yapıcı bir şekilde yaklaşıp bunları düzeltmeye çalışalım. Hz. Ali’nin söylediği gibi; En iyi insan, insanlara yar olan insandır. Vakfımızın denetim mekanizmasının işlevsel hale getirilmesi içinde kurucular kurulundan oluşan bir danışma kurulunun oluşmasını öneriyorum.Değerli dostlar, insanın cemali sözünün güzelliğindedir. Yunus da der ki; Elif olduk ötürü pazar eyledik götürü, yaradanı severiz yaradandan ötürü, ben gelmedim dava için benim için sevi için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim. Bu düşüncelerimi vakfımıza karşı duyduğum yüksek sorumluluk duygusu ile paylaşıyor, hepinize gönülden en derin sevgi ve saygılarımı sunarım.”